2 Ağustos 2024 tarihli ve 32620 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (“Kanun”) ile Kurumlar Vergisi, KDV, Gelir Vergisi başta olmak üzere vergi hukukuna ilişkin birçok hususta düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerin bir kısmı aşağıda incelenmiştir:
– Kanunun ilk maddesine göre 21/7/1953 tarihli ve 6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 22/A maddesinde (“Amme alacağı ödenmeden yapılamayacak işlemler ile işlem yapanların sorumluluğu”) yer alan “her türlü ödemelerde,” ibaresi “her türlü ödemelerde (mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılacak ödemeler dâhil)” şeklinde değiştirilmiştir. Bu düzenleme ile bahsedilen ödemelerin kapsamı genişletilmiştir.
– Kanunun ikinci maddesine göre ise 31/12/1960 tarihli ve 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Muaflık ve İstisnalar” başlıklı ikinci kısmının üçüncü bölümünün başlığı “Diğer Muaflıklar ve İstisnalar” olarak düzenlenmiş, mülga 17. madde ise başlığıyla birlikte tekrardan düzenlenmiştir:
“Hizmet erbabına pay senedi vermek suretiyle sağlanan menfaatlerde ücret istisnası” başlıklı madde hükmüne göre Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca belirlenen kriterlere göre teknogirişim şirketi niteliğini haiz işletmelerde çalışan personele bedelsiz veya indirimli olarak verilen ve ücret olarak değerlendirilen hisse senetlerinin elde tutulduğu süreye göre farklı oranlarda gelir vergisi istisnası sağlanacaktır.
Oranlar, senetlerin çalışanların elinde bulunma süresine göre değişiklik gösterecek şekilde düzenlenmiştir. Senetlerin, üç tam yıl içinde elden çıkarılırsa verginin tamamı, dört-altı yıl arasında elden çıkarılırsa verginin yüzde %75’i ve yedi-on iki yıl arasında elden çıkarılırsa ise yüzde %25’i gecikme faizi ile işverenden tahsil edilecek ve vergi ziyaı cezası uygulanmayacaktır.
Alınmayan vergilere karşı zamanaşımı süresi senetlerin elden çıkarıldığı tarihi takip eden takvim yılı başından itibaren başlar. Maddede aynı zamanda maddenin uygulanmasında Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın yetkili olacağı belirtilmiştir.
– Kanun’un 9.maddesi ile 213 Sayılı Kanun’un 344.maddesine getirdiği ek fıkra ile vergi ziyaı cezalarının kapsamı artırılmıştır:
Bahsi geçen 344.maddede sayılan hallere vergi kanunlarına göre mükellefiyet tesis ettirilmesi gerektiği halde bu zorunluluğa uyulmaksızın vergi dairesinin bilgisi dışında ticari, zirai veya mesleki faaliyette bulunmak suretiyle vergi ziyaına sebep olmak da eklendi.
Bu halde ise birinci, ikinci, üçüncü fıkralara göre kesilecek olan vergi ziyaı cezaları %50 oranında artırılarak uygulanacak. Aynı vergi türü ve dönemine ilişkin daha sonra yapılacak tarhiyatlar nedeniyle kesilecek vergi ziyaı cezalarına da aynı artırım uygulanacak.
– Kanun’un 16 maddesi ile 213 Sayılı Kanun’a geçici madde 35 hükmü eklenmiştir. Bu hükme göre
“GEÇİCİ MADDE 35- Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce uzlaşma talep edildiği halde henüz uzlaşma günü verilmemiş, uzlaşma günü verilmiş ancak uzlaşma görüşmesi yapılmamış ya da çeşitli nedenlerle uzlaşma günü ertelenmiş veya uzlaşma talep süresi geçmemiş olan vergi ve cezalara ilişkin bu Kanunun 112’nci, 376’ncı, ek 1’inci, ek 7’nci, ek 8’inci, ek 9’uncu ve ek 11’inci maddelerinin bu maddeyi ihdas eden Kanunla değiştirilmeden önceki hükümleri uygulanır.”
Buna göre bu madde yürürlüğe girmeden önce uzlaşma talep edilmiş ve henüz uzlaşmaya başlanmamışsa bahsi geçen maddelerin değişiklikten önceki halleri uygulanacaktır.
Kanun’un 51.maddesi ile 5597 sayılı Yurt Dışına Çıkış Harcı Hakkında Kanun ile Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 1.maddesinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır:
i. 1.maddenin birinci fıkrasında yer alan yurt dışı çıkış harcı miktarı 50 Türk lirasından 500 Türk lirasına yükseltildi.
ii. 1.maddenin birinci fıkrasının birinci cümlesinin devamına şu cümle eklendi:
“Bu harç, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun mükerrer 298 inci maddesi hükümleri uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmak suretiyle uygulanır. Bu suretle hesaplanan harç tutarının 10 Türk lirasına kadarki kesirleri dikkate alınmaz. Şu kadar ki, bu kapsamda hesaplanan harcın uygulandığı yılın ocak ayının onuncu günü sonuna kadar yapılan yurt dışına çıkışlarda, bir önceki yılın sonu itibarıyla geçerli tutar üzerinden yapılmış harç ödemeleri için fark ikmal edilmez.”
iii. Son olarak birinci fıkranın mevcut ikinci cümlesinde yer alan “bu miktarı” ibaresi “bu fıkrada yer alan harcı veya bu harcın yeniden değerleme oranı uygulanmak suretiyle belirlenmiş olan tutarını” şeklinde değiştirildi. Buna göre bu değişiklikle beraber Cumhurbaşkanı bu fıkrada yer alan harcı veya yeniden değerleme oranı uygulanarak belirlenmiş yeni tutarı üç katına kadar artırmaya veya sıfıra kadar indirmeye yetkili olacaktır.
– Kanun’un 3. Maddesi ile 193 sayılı kanunun mülga 69. Maddesi değiştirilmiştir:
Ticari veya mesleki faaliyetleri nedeniyle gelir vergisi mükellefi bulunanlara yönelik olarak getirilen bu hüküm; bu mükelleflerin yıllın belli zamanlarında hasılatlarını tespit ederek bu tespit ile beyanları arasında %20’yi aşan bir fark olması durumunda izaha davet edilmesi; izahın yeterli bulunmaması halinde ise tespit edilen hasılat üzerinden vergi tarh edilmesine imkan vermektedir. Bu düzenleme, kurumlar vergisi mükellefleri bakımından da uygulanacaktır. Hasılat tutarına ilişkin detaylar maddenin 3. Fıkrasının a, b ve c bentlerinde yer almaktadır.
– 7524 sayılı kanunun 23. Maddesi ile 3065 sayılı Kanuna geçici madde 45 hükmü eklenmiştir:
6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen deprem felaketi üzerine afet bölgesi kabul edilen yerlerde genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanmak üzere, konut, iş yeri, okul, öğrenci yurdu, hastane, ibadethane, kültür ve sanat merkezi, kütüphane gibi taşınmazların inşasına ilişkin yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına 1/1/2024 tarihinden itibaren yapılan teslim ve hizmetler ile bu yerlerde genel bütçeli kamu idareleri ile yabancı devlet kurum ve kuruluşları arasında imzalanan protokol kapsamında genel bütçeli kamu idarelerine bağışlanacak konutların yabancı devlet kurum ve kuruluşlarına teslimi 31/12/2025 tarihine kadar KDV istisnası sağlanmıştır.
– Kanun’un 24. Maddesi ile 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun geçici 3üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinin “Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin satışından elde ettikleri kazançları” ibaresiyle başlayan ilk cümlesi, “Serbest bölgelerde üretim faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu bölgelerde imal ettikleri ürünlerin yurt dışına satışından elde ettikleri kazançları” olarak değiştirilmiştir. Bu doğrultuda:
7524 sayılı kanun öncesi uygulama kapsamında serbest bölgelerdeki üretim faaliyetlerinden elde edilen kazançların tamamı, üretilen ürünlerin yurt içine ya da yurt dışına satılıp satılmadığına bakılmaksızın kurumlar vergisi istisnası kapsamındaydı. 24. Madde ile gelen düzenlemede serbest bölgelerde faaliyet gösteren kurumların yalnızca yurt dışına yaptıkları satışlardan elde edilen kazanç kurumlar vergisi istisnası kapsamında olacaktır; yurt içine yapılan satışlar bakımından öngörülen istisna kaldırılmıştır.
– Kanunun 37. Maddesiyle, 5520 sayılı kanuna 26. Maddeden sonra gelmek üzere “Yerel ve Küresel Asgari Tamamlayıcı Kurumlar Vergisi ve Geçici Maddeler”in düzenlendiği bir ek madde eklenmiştir:
Bu hükme göre; nihai ana işletmesinin konsolide finansal tablolarında yer alan yıllık konsolide hasılatı, hasılatın raporlandığı hesap döneminden önceki dört hesap döneminin en az ikisinde 750
milyon avronun Türk lirası karşılığını aşan çok uluslu işletme gruplarının bağlı işletmelerinin kazançları, yerel ve global asgari tamamlayıcı kurumlar vergisine tabidir.