25 Aralık 2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 32’nci maddesi kapsamında şirketler için öngörülen finansal yeniden yapılandırma (borç yapılandırma) uygulamasının süresi iki yıl uzatılmıştır. Söz konusu düzenleme, bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktöring şirketleri, finansman kuruluşları ve diğer finansal kuruluşlarla kredi ilişkisi bulunan şirketlerin, geri ödeme güçlüğü yaşamaları hâlinde borçlarını sürdürülebilir hâle getirebilmelerine, faaliyetlerini devam ettirmelerine ve istihdama katkı sağlamayı sürdürmelerine imkân tanımayı amaçlamaktadır.
Geçici 32’nci madde ilk olarak 19 Temmuz 2019 tarihinde yürürlüğe girmiş, sonraki yıllarda Cumhurbaşkanı kararlarıyla uygulama süresi uzatılmıştır. Son olarak 25 Aralık 2025 tarihli karar ile 2027 yılı sonuna kadar geçerli olacak şekilde bir kez daha uzatılmıştır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Geçici 32. maddesi, şirketler bakımından finansal yeniden yapılandırma sürecinde:
- kredi vadelerinin uzatılması veya mevcut kredilerin yenilenmesi,
- 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketler Kanunu’nun 9. Maddesinin 1(b) hükümleri saklı kalmak kaydıyla ilave kredi verilmesi,
- anapara, faiz, temerrüt faizi, gecikme cezaları ve kâr paylarının azaltılması ya da bunlardan kısmen veya tamamen vazgeçilmesi,
- teminatların azaltılması,
- banka alacaklarının şirket ortaklığına dönüştürülmesi,
- anapara, faiz veya kar payı alacaklarının kısmen veya tamamen iştirake çevrilmesi, özel amaçlı şirketlere veya yatırım fonlarına devri, borçlu ya da üçüncü kişilere ait ayni değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye edilmesi,
- diğer alacaklı kuruluşlarla birlikte protokoller yapılması gibi çeşitli tedbirlerin alınabileceği öngörmektedir.
Bu işlemler sırasında damga vergisi, harçlar, banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) ve kaynak kullanımını destekleme fonu (KKDF) istisnaları sağlanmaktadır. Ayrıca, tahsilinden vazgeçilen tutarlar banka ve finansal kuruluşlar açısından değersiz alacak, şirket açısından ise vazgeçilen alacak olarak kabul edilmekte, yapılandırma kapsamında yer alan teşvik belgeleri, ihracat taahhüt süreleri ve kredi garanti mekanizmaları, Finansal Yeniden Yapılandırma Çerçeve Anlaşmaları kapsamında şirket ile alacaklı kuruluşlar arasında yapılan sözleşme ile belirlenen süre kadar uzatılmış sayılmaktadır. Yapılandırma kapsamında yapılacak teminat azaltma, borçtan vazgeçme veya alacak silme işlemleri zimmet suçu teşkil etmemekte, yapılandırma sürecinin tam olarak uygulanamaması hâlinde dahi daha önce sağlanan vergi ve harç istisnaları geri alınmamaktadır.
Borç yapılandırması kapsamına alınacak şirketlerin mali durumlarının bağımsız denetim kuruluşları veya yetkili uzman kuruluşlar tarafından incelenmesi ve yapılandırma sonucunda geri ödeme kabiliyeti kazanacaklarına kanaat getirilmesi zorunlu olup, aynı borçların iki yıl içerisinde yeniden yapılandırılması hâlinde bu madde kapsamında öngörülen vergi ve teşvik istisnaları uygulanmamaktadır.
Bu kapsamda, bankalara veya diğer finansal kuruluşlara borcu bulunan şirketlerin, mevcut finansal durumlarını ve kredi ilişkilerini gecikmeksizin gözden geçirmeleri, borç yapılandırma imkânlarından yararlanıp yararlanamayacaklarını değerlendirmeleri ve sürecin gerektirdiği hazırlıkları bir an önce başlatmaları önem arz etmektedir. Uygulamada borç yapılandırma süreçlerinin; mali tabloların hazırlanması, bağımsız değerlendirme raporlarının temini ve alacaklı kuruluşlarla yürütülecek müzakereleri içermesi nedeniyle zaman alan ve çok paydaşlı bir süreç olduğu dikkate alındığında, şirketlerin erken aksiyon almasının hem hukuki hem de finansal açıdan önemli avantajlar sağlayacağı değerlendirilmektedir. Özellikle yapılandırma sonucunda geri ödeme kabiliyeti kazanabileceği öngörülen şirketler bakımından, sürenin uzatılmış olması kritik bir fırsat niteliğinde olup, bu fırsatın etkin şekilde değerlendirilebilmesi için planlı ve stratejik bir yaklaşım benimsenmesi gerekmektedir.