Kişisel Verilerin Korunmasında Ses Kaydı  ve Aydınlatma Yükümlülüğü: Kişisel  Verileri Koruma Kurulu’nun 2023/1461  Sayılı Kararının Analizi 

Kişisel Verilerin Korunmasında Ses Kaydı  ve Aydınlatma Yükümlülüğü: Kişisel  Verileri Koruma Kurulu’nun 2023/1461  Sayılı Kararının Analizi 

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması  Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilen kişisel  verilerin işlenmesine yönelik genel ilkeler, veri  koruma pratiğinde temel bir rol oynamaktadır.  Bu ilkeler arasında hukuka ve dürüstlük  kurallarına uygunluk, verilerin doğruluğu ve  güncelliği, belirli, açık ve meşru amaçlar  doğrultusunda işlenme, amaçla bağlantılı,  sınırlı ve ölçülü olma ve muhafaza süresi gibi  unsurlar yer almaktadır. Her bir ilke, kişisel  verilerin korunması açısından kritik öneme  sahiptir ve veri işleme süreçlerinin şeffaf, adil  ve etkili bir şekilde yürütülmesini sağlamayı  amaçlar. Verilerin hukuka uygun olarak  işlenmesi, dürüstlük kurallarına uyulması ve  gereksiz veri işleme işlemlerinden kaçınılması,  veri sahiplerinin haklarının korunması ve veri  güvenliğinin sağlanması açısından zorunludur.  Bu ilkelerin bir bütün olarak uygulanması,  kişisel verilerin güvenliğini artırırken, aynı  zamanda veri işleme faaliyetlerinin yasal ve  etik standartlara uygunluğunu temin eder. İşbu  bilgi notu kapsamında Kişisel Verileri Koruma  Kurulu (“Kurul”) tarafından bir eğitim kurumu  tarafından kamera vasıtasıyla görüntü ve ses  kaydı alınması hakkında verilen 24/08/2023  Tarihli ve 2023/1461 Sayılı Karar (“Karar”)  değerlendirilecektir. 

Karar’a konu olan olaya ilişkin şikâyet  dilekçelerinde özetle aşağıda belirtilen hususlara değinilmiştir: 

• Veri sorumlusu ile ilgili kişiler arasında  kira uyuşmazlığı sebebiyle bir görüşme  gerçekleştirilmiştir. Akabinde, veri  sorumlusu bir ihtarname göndermek  suretiyle ilgili kişilere ait görüntü ve ses  kayıtlarının alındığını beyan etmiştir. Veri sorumlusu ilgili kişilerin görüntü  ve ses kaydının ilgili kişilerin açık rızası  ve muvafakati olmadığı halde  alınmasının kendisine tanınmış yasal bir  hak olduğunu belirtmiştir.  

• İlgili kişiler veri sorumlusuna cevaben  ilettikleri ihtarnamede kendilerinin açık  rızası dışında görüntü ve ses kaydının  alınmasının Türk Ceza Kanunu’nun  (“TCK”) 133 vd. maddeleri gereğince  suç teşkil ettiği belirtilmiştir.  

Bu kapsamda Kurul, belirli hususlar  bakımından 6698 sayılı Kişisel Verileri Koruma  Kanunu’na (“Kanun”) aykırılık olmadığına  kanaat getirirken; belirli hususlar dolayısıyla  inceleme başlatılmasına kanaat getirmiştir. Aşağıda Kanun’a aykırı sayılmayan hususa ve  Kurul’un inceleme başlatmasına dayanak olan  hususlara yer verilmiştir. 

Kanun Kapsamında Olan Husus: 

• Veri sorumlusunun bir iş yeri olması  sebebiyle iş sağlığı ve güvenliği  çerçevesinde kamera vasıtasıyla kişisel  veri işlenmesi; Kanun’un 5.  maddesinin 2. fıkrasının ç bendinde yer  alan veri sorumlusunun hukuki  yükümlülüğünü yerine getirebilmesi  için veri işlemenin zorunlu olması ile f  bendinde yer alan veri sorumlusunun  meşru menfaatleri için ilgili kişinin  temel hak ve özgürlüklerine zarar  vermemek kaydıyla veri işlemesinin  zorunlu olması hususları  kapsamındadır. Dolayısıyla belirtilen  husus inceleme kapsamına  alınmamıştır. 

Kurul’un İnceleme Başlatmasına Dayanak  Olan Hususlar: 

• Veri sorumlusunun aydınlatma  yükümlülüğünü yerine getirmemesi 

• Kamera kaydının hem görüntü hem ses  kaydı içermesi ve ses kaydı  yapılmasının “işlendikleri amaçla  bağlantılı, sınırlı ve ölçülü” ilkesi  çerçevesinde değerlendirilmesi. 

Veri Sorumlusunun Savunması: 

Veri sorumlusundan alınan savunmaya göre; okul öncesi, ilkokul ve ortaokul seviyesindeki  eğitim kurumlarında güvenlik amacıyla kurulan  kamera sistemleri hem görüntü hem de ses  kaydı yapmaktadır. Bu sistemler, okulun genel  alanlarında, özellikle bahçe giriş ve bina  kapıları önlerinde yer almakta olup, kurucu  odasında da bir kamera bulunmaktadır.  

Okul olarak kullanılan gayrimenkul ilgili  kişilerden kiralanmıştır. Bu sebeple ilgili  kişiler ve veri sorumlusu arasında kiracılık  ilişkisi bulunmaktadır. Kira ilişkisi  çerçevesinde, kira ödemeleri sırasında okulda  ses ve görüntü kaydı alınmış ve kiraya veren  kişinin ödeme belgeleri istemediği  belirtilmiştir. Ancak, kiraya veren kişi ek  ödeme talep etmiş ve bu durum üzerine,  kayıtların izinsiz olmadığı ve TCK’nın 133.  maddesine aykırı bir durum oluşturmadığı ifade  edilmiştir. Bu madde, suçun oluşması için  kişisel konuşmaların aleni olmamasına ve  konuşmaya taraf olmayan kişiler tarafından  

kaydedilmesine ilişkindir. Dolaysıyla, somut  olayda böyle bir durum söz konusu olmadığı  belirtilmiştir. Ayrıca, veri sorumlusunun 50’den  az çalışanı olduğu ve bu nedenle VERBİS kaydı  oluşturma zorunluluğu bulunmadığı, alınan  kayıtların ise sadece delil amaçlı olduğu ve bu  yüzden kiraya veren kişiye verilemeyeceği  belirtilmiştir. Diğer ilgili kişi ile ilgili hukuki  bir ilişki olmadığı ve kişisel verilerin  işlenmediği de ifade edilmiştir. Sonuç olarak,  kayıtların yasal çerçevede yapıldığı ve delil  niteliğinde olduğu vurgulanmıştır. 

Kurul’un 24/08/2023 tarihli ve 2023/1461  sayılı Kararı: 

Veri sorumlusunun savunmasında, okulda  güvenlik amacıyla ses ve görüntü kaydı  yapıldığı belirtilmiş, ancak ilgili mevzuat  incelendiğinde sadece görüntü kaydının  yapılabileceği yerlerin belirlendiği ve bazı  yerlerde kamera kullanımının yasak olduğu  anlaşılmıştır. İlaveten, ses kaydının meşru hale  gelmesini sağlayan özel bir düzenleme  bulunmamaktadır. Kameralarla alınan görüntü  kaydı her zaman meşru bir gereklilik teşkil  etmez. Kişisel verilerin Kanun’a uygun şekilde  işlenebilmesi için, görüntü kaydının  gerektirdiği amaca başka makul yöntemlerle  ulaşmanın mümkün olmaması gerekir. Ayrıca,  bu kayıtların alınması kişilerin temel hak ve  özgürlükleriyle çatışıyorsa, kaydın yapılmasını  gerektiren sebepler üstün bir menfaat  taşımalıdır. Eğitim kurumlarının güvenlik ve iş  sağlığı ile ilgili gereksinimleri göz önüne  alındığında, sadece görüntü kaydı almanın  yeterli olduğu ve ses kaydının eklenmesinin  kişisel veri koruma açısından sakıncalı  olduğu vurgulanmıştır. Kurul’un kararlarına  göre, kişisel verilerin işlenmesi için sadece  görüntü kaydının yeterli olduğu ve ses kaydının  gerekli bir meşru menfaat sağlamadığı  belirtilmiştir. Ses kaydının, kişisel verilerin  korunması haklarına ağır bir müdahale teşkil  edeceği ve görüntü kaydına ek olarak ses kaydı  alınmasının gerekliliği olmadığı ifade  edilmiştir. Sonuç olarak, veri sorumlusunun  Ses kaydı alma uygulamasının Kanun’a  aykırı olduğu, ancak görüntü kaydının  Kanun’a uygun olduğu, bu nedenle  aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilip  getirilmediği konusunda ayrıca inceleme  yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.  Aydınlatma yükümlülüğünün, veri  sorumlusunun ispat yükümlülüğünde olduğu ve  bu yükümlülüğün yerine getirilip getirilmediği  konusuna ise veri sorumlusu tarafından  herhangi bir ispat yapılamadığı belirtilmiştir. 

Konuya İlişkin Benzer Karar 

Kurul’un 12/03/2020 tarihli ve 2020/212 sayılı  Karar’ı bir kamu kurumu olan veri sorumlusu  tarafından ses kayıt özelliği bulunan güvenlik  kamerası kullanmasına ilişkindir. İlgili kararda  kişisel verilerin korunması hakkının temel bir  hak olup, ancak kanunda belirtilen durumlarda  veya kişinin açık rızasıyla işlenebileceği ifade  edilmiştir. Sınırlamalar, Anayasa’nın 13.  maddesine uygun olarak, hakkın özüne  dokunmadan ve demokratik toplum düzenine  uygun şekilde yapılmalıdır. Sesli kamera  kayıtları, görüntü kayıtlarıyla elde edilebilecek  bilgileri ses kaydıyla da toplamayı  amaçladığında, kişisel verilerin korunması  hakkını ihlal edebileceği ve dolayısıyla ölçülülük ilkesine aykırı olabileceği  vurgulanmıştır. 

SONUÇ 

Kurul, 24/08/2023 tarihli ve 2023/1461 sayılı  Kararı ile veri sorumlusunun ses kaydı alma  uygulamasının Kanun’a aykırı olduğuna  hükmetmiştir. Ses kayıtlarının kişisel verilerin  korunması hakkını ihlal ettiği ve ölçülülük  ilkesine aykırı olduğu belirlenmiştir. Ses kaydı,  görüntü kaydından elde edilebilecek bilgileri  artıran gereksiz bir müdahale olarak  değerlendirilmiş ve bu nedenle 200.000 TL  idari para cezası uygulanmıştır. Görüntü  kayıtları ise belirli şartlar altında meşru kabul  edilmiştir, ancak veri sorumlusunun aydınlatma  yükümlülüğünü yerine getirmediği tespit  edilmiştir ve bu yüzden 30.000 TL ceza  verilmiştir. Toplamda 230.000 TL ceza  uygulanmış ve veri sorumlusuna hukuka aykırı  ses verilerinin imhası talimatı verilmiştir. Bu karar, kişisel verilerin işlenmesinde ölçülülük  ilkesine uyulmasının ve veri işleme  faaliyetlerinin yasal çerçevede  gerçekleştirilmesinin önemini vurgulamaktadır. 

Kurul’un bu konudaki yaklaşımının artık  oldukça netleştiği göz önüne alındığında veri  sorumlularının Kanun kapsamına giren iş ve  işlemlerinde ölçülülük ilkesini daha dikkatli  yorumlamaları gerektiği kanaatindeyiz. Zira  işyerlerinde son zamanlarda kullanımı artış  gösteren yüz tanıma ve parmak izi sistemleri  gibi nitelikli kişisel veri içeren uygulamaların da bu yaklaşımla ölçülülük ilkesi göz önüne  alınarak kurulup kurulmayacağına karar  verilmesi, kurulması halinde de aydınlatma ve  açık rıza yükümlülüklerinin yerine  getirilmesine ayrıca dikkat edilmesi  gerekmektedir.