Avrupa Birliği Adalet Divanı (“ABAD”), C 109/23 sayılı kararında, bir noterin, borsada işlem görmeyen bir Rus şirketine ait bir mülkün satışını onaylamasının Avrupa Birliği’nin (“AB”) Rusya’ya yönelik getirdiği yaptırımları ihlal etmediği yönünde bir karar verdi.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonucunda uygulanan kısıtlayıcı tedbirleri içeren 6 Ekim 2022 tarihli ve 2022/1904 sayılı Konsey Tüzüğü kapsamındaki değişiklikle getirilen 31 Temmuz 2014 tarihli ve 833/2014 sayılı Konsey Tüzüğü’nün 5n(2a) maddesi uyarınca, Rusya’da yerleşik bir tüzel kişi, kurum veya kuruluşa doğrudan veya dolaylı olarak hukuki tavsiye ve danışmanlık hizmeti verilmesi yasaklanmıştır.
Dava Konusu
Merkezi Moskova’da bulunan ve 2013 yılından bu yana Almanya’nın Berlin şehrinde kayıtlı bir mülke sahip olan bir Rus şirketi, bu mülkü 2022 yılında satmaya karar vermiştir. Alman Kanunu gereğince, taşınmaz mal satışının gerçekleşmesi için ilgili sözleşmenin noter tarafından onaylanması gerekmektedir. Almanya’da faaliyet gösteren bir noter, 833/2014 sayılı Tüzüğün 5n(2a) maddesinde belirtilen yasağı ihlal edeceği gerekçesiyle söz konusu dairenin satışına ilişkin sözleşmeyi tasdik etmeyi reddetmiştir. Dairenin Rus sahipleri konuyu Berlin’deki mahkemeye taşımış, Berlin Bölge Mahkemesi de konuyu ABAD’a havale etmiştir.
ABAD’ın Değerlendirilmesi
ABAD, noterlerin tarafsız bir şekilde, sözleşme taraflarının menfaatlerine eşit mesafede durarak hareket ettiğini belirterek noterin Rusya’da yerleşik bir tüzel kişiye ait taşınmaz malın satışına ilişkin bir sözleşmeyi tasdik etmesinin, 833/2014 sayılı Tüzüğün 5n(2a) maddesinde atıfta bulunulan ‘hukuki danışmanlık hizmetleri’ kavramının kapsamına girmediğini belirtmiş ve tasdik işleminin tarafların özel menfaatlerini desteklemeye yönelik bir hukuki tavsiye olmadığını belirtmiştir. ABAD’a göre, satın alma bedelinin satıcıya aktarılması, mülke yüklenen harçların iptal edilmesi, mülkiyet devrinin Tapu Siciline kaydedilmesi ve noter tasdiki bağlamında hareket eden bir tercümanın hizmetleri hukuki danışmanlık anlamına gelmez; bu nedenle de bu hizmetler yasal yasak kapsamında değildir.
Sonuç
Noterler, sözleşme taraflarından herhangi birini temsil etmemektedir ve hukuki işlemin tüm taraflarına bağımsız ve tarafsız bir şekilde yaklaşmaktadır. ABAD’a göre, noterlerce yapılan işlemler, tarafların özel menfaatlerine ilişkin olmaması nedeniyle Tüzüğün 5n(2a) maddesinde bahsedilen hukuki danışmanlık kavramının kapsamına girmemektedir. Zira
Tüzüğün hiçbir hükmünde, bir kişinin yalnızca Rusya’da yerleşik olması nedeniyle bir işlemden alıkonulmasına veya Avrupa Birliği topraklarında bulunan ve böyle bir kişiye ait olan taşınmaz malların devrine ilişkin genel bir yasaklama getirilmemiştir. Bu karar, ABAD’ın AB tarafından Rusya’ya uygulanan yaptırımlara istisna getirmesi nedeniyle önem taşımaktadır.
Not: Kararda ayrıca noterlik işlemleri kapsamında yapılan kimlik doğrulama işlemi sırasında, kimlik doğrulama işleminin yapıldığı dili bilmeyen bir kişiye yardımcı olmak amacıyla tercüman tarafından sağlanan çeviri hizmetlerinin de hukuki danışmanlık hizmetleri yasağı kapsamına girmediği ifade edilmiştir.