Anayasa Mahkemesi’nden İzdemir Termik Santrali II için Özel Hayata Saygı  Hakkının İhlali Kararı

Anayasa Mahkemesi’nden İzdemir Termik Santrali II için Özel Hayata Saygı  Hakkının İhlali Kararı

Anayasa Mahkemesi (“AYM”), İzmir’in  Aliağa ilçesinde İzmir Demir Çelik Sanayi  A.Ş. (“İZDEMİR”) tarafından işletilen  İZDEMİR Termik Santrali II projesiyle ilgili  olarak verilen çevresel etki değerlendirmesi  (“ÇED”) olumlu kararlarının iptali talebiyle  açılan davaların temyiz talebinin reddine  ilişkin başvuruları değerlendirmiş ve başvurucuların Anayasa’da güvence altına  alınan özel hayata saygı hakkının ihlal  edildiğine dair karar vermiştir.  

Bölge halkı, çevre dernekleri ve meslek  odaları; santralin inşasının çevresel riskler  doğuracağı, bölgedeki tarımsal hayatı ve  özellikle zeytinciliği olumsuz etkilediği,  ormanların tahribatına ve iklim değişikliğine  sebep olduğu gerekçesiyle hukuki yola  başvurmuştur. 

AYM kararında, projelerin, çevresel  etkilerinin kapsamlı bir şekilde analiz  edilmesinin önemine vurgu yapmış, ayrıca,  projenin gerçekleşmesi durumunda  başvurucuların yaşam alanlarının ciddi  şekilde etkileneceğine ve bunun da özel hayatlarının ihlaline yol açacağına dikkat  çekilmiştir. Anayasa Mahkemesi, özel hayata  saygı hakkının, bireylerin yaşam alanlarının  korunması açısından temel bir hak olduğuna  dikkat çekerek, bu hakkın kamu yararı ile  dengelenmesinin zorunlu olduğunu  kaydetmiştir.  

Devletin özel hayata saygı hakkı  kapsamındaki pozitif yükümlülüğüne dikkat  çeken AYM, kamusal makamların olaya  gereken özenle yaklaşmadığı ve kamusal ve  bireysel menfaatleri yeterince gözetmediği  sonucuna varmıştır.  

Anılan kararda benzer dosyaların görülmesi  sırasında dikkate alınması gereken unsurlara  ilişkin olarak; santralin çevresel etkilerinin  değerlendirilmeden projeye onay  verilmesinin, bireylerin yaşam kalitesini  tehdit eden bir durum olduğunun altını  çizmesi önem taşımaktadır. AYM’nin bu  hususu vurgulaması benzer davalarda ilk  derece mahkemelerinin çevresel etkilere  ilişkin bilirkişi raporu temin etmesi gerektiği  anlamına gelmektedir.  

Constitutional Court noted that the right to  respect for private life is a fundamental right  for the protection of individuals’ living spaces  and that this right must be balanced with the  public interest.